Başa Dönün

Brand Week İstanbul – 1. Gün Notları


Figen Yüzbaşıoğlu 08/11/2018
12/11/2018 Tarihinde Güncellendi


"Bu yazı 3 dakikada okunabilir."

Marka ve iş dünyasını, dünyanın ilham veren yaratıcılarıyla buluşturan Brand Week İstanbul, heyecan verici konu ve oturumlarıyla 7 Kasım’da başladı.

Ajans olarak katıldığımız Brand Week’te bu yıl hangi konuların popüler olacağından, markaların ülke bazındaki reklam stratejilerine ve kriz ortamındaki bir ülkenin reklam davranışlarından günün onur konuğu Şener Şen’e kadar bizi zengin bir program karşıladı.
Biraz Brand Week’ten bahsetmek gerekirse, Zorlu PSM’de gerçekleşen etkinliğin oldukça profesyonel ve planlı olduğunu söylemek gerek. Doyurucu konuşmalar ve içeriği zengin oturumlar ilk gün için oldukça ilgiyle karşılandı.

O halde hazırsanız, Brand Week 2018’in ilk gününden bahsedelim!
En ilgi gören oturumlardan biri olan kaşif ve Tv yapımcısı Ed Stafford’ın Yokluk Paradoksu konuşmasıydı. Amazon nehrini yürüyerek geçmek gibi çılgın bir fikirle tanınan ve bugün milyonlarca insanın izlediği bir program yapımcısı olan Ed, tamamen kendini tanımanın ve keşfetmenin insan bedeninden başlaması gerektiğini, kendi hayat hikayesi üzerinden anlattı.
Seçenekleri ve uyarıcı faktörleri hayatından çıkaran Ed, bunun hayatını sadeleştirdiği ve basitleştirdiğini, bunun da daha özgür bir hayat yaşamasına vesile olduğundan bahsetti. Bunun karşılığında bir sonraki oturum ise Bolluk Paradoksuydu. Çok seçeneğin, insanları tüketime ve kararsızlık nedeniyle mutsuzluğa itebileceği sonucunun çıktığı oturumda, günümüz toplumunda çok seçeneğin her zaman o kadar da iyi bir şey olmadığından bahsedildi. Yüzlerce makarna, yüzlerce deterjan ve yüzlerce çikolata seçeneği arasından en iyisini seçme dürtüsüyle yaşayan insanların uzun vadede kendilerini kötü hissettiklerini, bolluğun aslında bir zenginlik değil, mutsuzluk kaynağı olabileceği belirtildi. Bu noktada tabii ki karar tamamen tüketicinin.

Diğer bir oturumun konusu ise kriz ortamında markaların nasıl davranması gerektiğiydi. Kriz ortamında birçok markanın yatırım yapmayı tehlikeli bulduğundan bahsedildi. Oysa kriz anlarını fırsata çeviren markaların krizden her zaman avantajlı çıktıkları belirtildi. Tabii burada akıllı ve proaktif adımlar atmak çok önemli. Markanız için bulduğunuz iyi bir fikriniz varsa bunu mutlaka uygulamalısınız.
Peki bir marka krizden güçlenerek nasıl çıkar?

• Müşterileriyle iletişimde olarak
• Doğru fiyatlama yaparak
• Reklam yapmaktan vazgeçmeyerek
• Yenilikçi olarak
• Yeni pazarlar bularak
• Proaktif olarak

Brand Week’in 1. Gününden bahsederken ebette son oturum olan Şener Şen’den bahsetmemek olmaz. Yekta Kopan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen sohbet, TV ve sinema perdesinde son yıllarda pek az görme fırsatına eriştiğimiz Şener Şen’i ne kadar özlediğimizi bir kez daha hatırlattı.

Bu makale faydalı mıydı?
 
340 Okunma   41 Beğeni

Önerilen Yazılar

Görüşleriniz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir